Hep bir önceki keşfi yeniden tekrarlamak gibi
Sen hep el sürülmüş ve üzerinde adım izleri olan o kadınları sevmiştin
Dokunduğun her duyguda bir başkasına ait parmak izleri vardı ya da duyguları öldürülmüş bir sevdanın ipuçları
Sen hep daha önce öpülmüş bir kadının dudaklarında sana dair cümleler bekledin
Oysa ıslanan kelimeler bir başkası adına sana yönlendirilmiş
Öznesi eylemine uymayan devrik cümleler kurmaya görevlendirilmişti
Onu öperken başka birisinin gölgesi araya giriverirdi hep
Ve aslında sevişlerin senle olmadığını bilemedin
Kapanan gözlerde sen hep bir başka resim üzerine fotomontajdın azizim
Defolu caddelerde fotomontaj .