1 Şubat 2013 Cuma

Sıcak Su Müziği

Bir sevgi veyahut sevgiye dönük herhangi bir şüphemiz olmadığı için yazılan şeylerin çoğu bizim uzak durmaya çalıştığımız hayat, politika gibi yerlere gidiyor. Oraya gitmesinler diye özel çabalar sarf ederken, yazılacak her şey sözlükten beğenilmiş kelimelerin durup dururken bir araya getirilmesi gibi duruyor.
Bu ankara ayazında sevgiye ve sevgili olan her şeye duyulan ihtiyaç, acınılası mı? Abi, tanrı korusun, Kraliçe'nin yamacında yağmurlu ülkelerin darağacında olmasaydı bize güzelinden iki üç küfür ederdi, biz de kafamızı sağa sola sallayarak gülümserdik. Yahut sokaklara tükürürdük.
Kendinin ve karakterinin nereye gideceğinin bilememenin verdiği o duygu, heyecan mı çaresizlik mi? Ya da kitaplarda okuduğumuz bütün o muhteşem kahramanların yerine geçmek için atmamız gereken bir iki adım, salaklık mı yoksa hayatı yaşamak mı? Neden hiçbir zaman zarfında ihtiyacını duyup hayalini kurduğumuz o hayalin peşinden gitmeyi gerektirecek adımları atmayı götümüz yemiyor? Güzel düşüncelerin yanında, az biraz cesaret gerekiyor. Cesaret, intihara meyil demekti, bunu da yazıyoruz bir kenara. O kenarlar doldu taştı, yüzümüzün önüne kadar geldi.
Neresinden tutarsan tut. Yahut yine sokaklara tükür. Pislik içinde her yer, azıcık temizlenir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder