Farklı bir hayatı istemek, yanlış yollara saptırabilir insanı. Bir anda kendimizi bir adamı bıçaklarken bulabiliriz, veyahut sokaklara tükürürken.
Değer verilmesi gereken şeyler var şu hayatta, bu kesin, ve ben hiçbirine değer vermeyi başaramıyorum. Aile gibi. Olmuyorsa olmuyor diyip de geçemiyorum.
Bir tatil. Yalnız başına bir tatil. Otel odasından güzel bir manzara görünsün yeter. Dr. Lecter usulü.
Onun dışında bir şey yok. Bu blog beni üzüyor. Eskiden birden çok karakterim vardı. Çünkü farklı arkadaşlarımla farklı kişiliklerle konuşmak hoşuma giderdi. Edebiyat seven biriyle tüm derdim bir kitap yazmaşmık gibi konuşurdum, güleceğim eğleneceğim bir insanla gevşek biri olur çıkardım. Güzeldi, yalan değil.
Şimdi elimizde bir bu karakter kaldı, işe gidip eve dönen, akşamları saçma sapan bir halde geçiren yaşlı halimiz. Bunun dışında bir şeyim yok elimde. Bu blogta ise o adama yer yok. Bloğun sahibi kişi, bambaşka bir insan ve artık onu gerçek hayatta göremiyorum, herhangi bir arzusu dahi yok dışarı çıkmak için. Öylece bekliyor. (Bekliyor mu peki, hala orada mı, bilmiyorum.)
Ben gerçekten beceremedim bu işi. Bu hayatı ben ziyan ettim. İsteyen varsa, buyursun gelsin yaşasın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder