21 Mayıs 2014 Çarşamba

Mübeccel

   İlkokulda akşama doğru ışıklar yanar ve müthiş sıkıcı son bir saat başlardı , son yıllar hep o son  saat gibi .O yüzden ne buraya birşeyler karalayasım vardı ne de herhangi başka birşey yapasım , benim o son saattede hiçbirşey yapasım gelmezdi zaten . 

  Her  yenilgi ardından '' ulan gidip birşeyler yazayım iyi gelir belki '' dedim içimden ama bilgisayarın başına her oturduğumda ne yazı yazacak gücüm kalmıştı ne de yenilgileri tekrar hatırlamaya niyetim vardı. E şimdi neden yazıyorsun diyeceksin , deme . Bugün de her zamanki gibi hiçbirşey yapmadan , yazmadan öylece koltukta yatacak gücüm yok çünkü . Ama çok da maceralı bir hayatımız yok yani anlatacak birşey yok ama bir nebzede olsa içimdeki nefreti , zehri atmama yardımcı olur umarım yeniden buraya birşeyler karalamak . Sadece yazmak için yazdım anlayacağın. O yüzden Ece Ayhan abimizin benim için yeri çok ayrı olan ' galata kantosu ' şiirinin yine benim için en güzel olan dörtlüğünü paylaşıp koltuğumda yatmaya gideceğim .( Mübeccel imgeseldir ha bilesiniz )

   Mübeccel Mübeccel ben ben olayım da seni hiç anlamayayım ha 
   N'olur uzat bacaklarını Galata'dan denizlere uzat uzat da
   Zırlamadan anlat on ikiside deli olan kardeşlerini Mübeccel
   Anlat kimlerin yüreğinde Kız kulesi gibi grev çivileri var.

  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder